Henüz işi bitmişti. Son içki servisini yapmış tezgahı bir güzel bal dök
yala kıvamına getirmişti. Gece için bir planı yoktu. Zaten kafası allak bullak
durumdaydı ve ufak tefek vücudu günün yorgunluğuna teslim olmuştu. Sarkan
sütyen askılarını durumun vahametini gayet iyi ortaya koyuyordu. Ne için
çalışıyordu ki ? Hergün kendine sorduğu yegane soru-nlardan biriydi. Hatta en
önemli sorunuydu. Zaten fuckbody kıvamında takıldığı bir ev sahibi vardı.
Bütün ihtiyaçlarını karşılayabiliyordu. Ekstradan kendini heder edip para
kazanmasına gerek yoktu.
Rengarenk dövmelere sahip teninin tek hücresi dahi görünmeyecek kıvamdaki
çalışma arkadaşı Tarık'a işinin bittiğini belli eden klasik kaş göz
hareketini yaptıktan sonra çantasını alıp yola koyuldu.
Saat gece yarısını tam bir saat sikiyordu. O da herkesi sikiyordu.
Değişen bir şey yoktu. Zaten kimse de esas sikilenin vücudu değil beyni
olduğunu bilmiyordu. Barın dam kapısına benzer arka kapısından çıkıp kendini
engebeli taş plaka kaplı yolda bulmuştu. Envai çeşit gereçlerin bulunduğu <tabi bunlara gereç denecek olursa> çantasını karıştırıp mentöllü
marlboro paketini zar zor buldu. Lanet paketi hiçbir zaman elini attığı gibi
bulamazdı. Sikimsonik naneli zımbırtılar bir tanesini namluya sürdü ve ateşe
verdi. Taş plakalı daracık sidik kokan yoldan sağ sapıp yürümeye devam etti.
Gardan yeni ayrılmak üzere olan lokomotif gibi tüttürüyordu naneliyi. Hangi
istasyonda kaç yaralı yürek bıraktığını bilmeden...
Gazi Kadınlar sokağındaydı. Burası Harry Potter ın ilk transport olayını
gerçekleştirdiği ve çıktığı bölgeye benziyordu. Kimliği belirsiz, ne yaptığı
belli olmayan silik sikik yüzlerle kaplıydı. Yolu kaplayacak şekilde dışarıya
atılmış masalardan oluşan adeta bir lunaparkı andıran bir manzarası vardı. Ses
o kadar yüksek oktavdan vuruyordu ki kulaklarına...Çekiç,örs, üzengi ve üşengeç
kemiklerinin birbirleriyle it dalaşına girdiğini düşündü. Yürürken fazlaca
etrafına bakınmaması gerektiğini biliyordu. Aç çita sürüsü gibi üzerine atlaması
an meselesi olan insanlar vardı bu koordinatlarda. Hayvanlar bile zevk için
avlanmıyordu. Acıktıklarında görevlerini sistemin işlemesine neden olan eylemi
meydana getiriyordu. Lakin bu steroid kokan varlıklar sürekli açtı ve
avlanıyorlardı. Ama o bugün aç değildi sorun da buydu. Normalde yemlemeyi ihmal
etmezdi onları ama bu seferlik pas geçme niyetindeydi. Sadece tanıdık üç beş
bar fedaisi arkadaşa kıraathane selamı verip yoluna koyuldu.
Herkes çok güzel ve özel mimiklere sahip olduğunu söylerdi. Sahi neredeydi herkes. Su bile bu kadar çabuk
buharlaşamıyordu. Etrafında insana dair ne varsa tükenmişti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder